3 Mart 2012 Cumartesi

Kadıköy Merkez mi? Rıhtım mı?


Kadıköy-Merkez-Boğa
Bir ülkeden başka bir ülkeye geçiyorum sanki. Ülkelerden biri İstanbul-Kadıköy-Merkez, diğeri  ise İstanbul-Kadıköy- Rıhtım.


Kadıköy merkezi ilk gördüğüm andan itibaren, küçük ve dar sokakları, tek yöne akan trafiği, eski ve tarihi yapıları, kafeleri, tarihi özelliği olmamakla beraber Boğa heykeli ve meydanı, bahariye caddesindeki kalabalığı, sokak sanatçıları, çiçekçileri ile bana çok sıcak gelen bir yer olmuştur.

4 Şubat 2012 Cumartesi

Türkiye'nin Kıyı ve Deniz Alanları IX. Ulusal Kongresi 14-17 Kasım 2012 tarihleri arasında Antakya'da Yapılacak


Kıyı Alanları Yönetimi Türkiye Milli Komitesi Tarafından düzenlenecek olan IX. Kongre Antakyada yapılacak. Kıyı konularının derinlemesine tartışılacağı, dalında tek olma özelliğine sahip bu kongre için, düzenleme kurulu Başkanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lale Balas bir davet yazısı kaleme aldı.  
 
Değerli Katılımcılar;
Kıyı Alanları Yönetimi (KAY) Türkiye Milli Komitesi, 1993 yılında ülkemizin en değerli doğal kaynaklarından olan kıyı alanlarının, dengeli, uzun erimli ve etkin bir biçimde, kaynağı yok etmeyen düzeyde kullanılmasına, bu alanlarımızın doğal özelliklerinin korunmasına katkıda bulunmak üzere, ilgili çalışmaları özendirmek ve desteklemek; üniversiteler, kamu ve özel sektör kuruluşları ve gönüllü kuruluşlar arasında iletişim ve işbirliğini güçlendirmek için kurulmuştur. Kıyı alanlarının uzunluğu, çeşitliliği, doğal kaynakları ve kültürel değerleri ile dünyanın en şanslı ülkelerinden birisi olan Türkiye'de Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetimi; ülkemizin ekonomik ve kültürel gelişimi, insanlarımızın bugünkü ve gelecekteki mutluluğu için önde gelen kavramlardan biridir.

KAY Türkiye Milli Komitesi'nce gerçekleştirilen en önemli etkinliklerden birisi, Türkiye Kıyıları Ulusal Kongreleri dizinidir. 1997 ve 1998 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde, 2001 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi'nde, 2002 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi'nde, 2004 yılında Çukurova Üniversitesi'nde, 2006 yılında Muğla Üniversitesi'nde, 2008 yılında Gazi Üniversitesi ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı işbirliğiyle Ankara'da ve 2010 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığı işbirliğiyle Trabzon'da düzenlenen sekiz kongre başarılarla sonuçlanmıştır. Bu kongrelerin toplamı 9000 sayfayı aşan bildiriler kitapları, pek çok üniversitemizin kitaplıklarında bulunan, kıyı ve deniz araştırmacıları, uygulamacıları ve politikacılarının sık sık başvurduğu ve kaynak gösterdiği yayınlar arasına girmiştir. Türkiye Kıyıları kongreleri dizisi, uluslararası MEDCOAST konferanslarıyla birlikte, Türkiye'deki kıyı ve deniz araştırmalarını teşvik etmektedir. Kongre dizisi ayrıca, kıyı ve deniz alanlarıyla ilgili değişik doğrultularda araştırmalar yürüten kişileri biraraya getirerek, disiplinler arası bütüncül araştırmalar için gereken grupların oluşturulmasına katkı sağlamıştır.

GENESIS (GENERALIZED MODEL FOR SIMULATING SHORLINE CHANGE)

Kıyılar üzerinde oluşan değişikliklerin özellikle de zaman içerisinde gerçekleşen taşınım olaylarının, alansal ölçümlerle belirlenmesi veya fiziksel modellerle incelenmesi hem zor hem de pahalı çalışmalar gerektirmektedir. Her geçen gün gelişen ve kapasitesi artan bilgisayarlar ile kıyılardaki sediment hareketlerinin sayısal benzeşim modelleri kullanılarak modellenmesi ve bu sayede kıyı alanında uzun dönemler içerisinde meydana gelen değişimlerin (oyulma, yığılma) başarılı bir şekilde benzeştirilmesi sağlanabilmektedir. Normal dalga koşullarında, kıyı boyu sediment taşınımı, sedimentin kıyıya paralel kıyı boyu akıntılarıyla taşınması hareketidir. Sediment benzer şekilde kıyıya dik yönde de  taşınır ve kıyı tabanının denge profilini belirler. Büyük dalgalar ve fırtına kabarmaları ile artan su düzeyi kıyı boyu ve kıyıya dik yöndeki sediment taşınımını hızlandırır. Doğada her iki taşınım aynı anda olabildiği halde, genelde basitleştirici yaklaşımlar ile mühendislik uygulamalarında, kıyı boyu ve kıyıya dik yöndeki sediment taşınımı ayrı ayrı modellenmektedir. Kıyı boyu sediment taşınımı modelleri yaklaşık olarak son 50 yıldır kullanılmaya başlanmıştır. Kıyıya dik yöndeki taşınım ise son 20 yıldır modellenmektedir. Kıyı boyu sediment taşınım modelleri, kıyıya dik yöndeki taşınım modellerinden daha fazla gelişmiş ve doğrulanmıştır  (Thorne ve diğerleri, 2002).  En yaygın olarak kullanılan kıyı boyu sediment taşınımı modellerinden birisi US Army Corps of Engineers  tarafından geliştirilen GENESIS (Generalized Model for Simulating Shoreline Change)  dir (Hanson ve  Kraus, 1991). Diğer kıyı boyu sediment taşınımı modellerinden bazıları Dean ve Dalrymple (2001) tarafından sunulmuştur.

GENESIS ( Kıyı Çizgisi Değişikliği Benzeşimi için Genelleştirilmiş Sayısal Model ), kıyı çizgisi boyunca dalga etkenli sediment taşınımının  (kıyı boyu sedimenet - kıyı boyu kum taşınımı) ve bunun sonucu olarak kıyı çizgisindeki uzun süreli değişimin benzeşimi için geliştirilmiş bir programdır.

GENESIS;  kıyı çizgisinin, kıyıya paralel yada dik kıyı yapıları, kıyı dolgusu ve kıyı beslemesi etkisiyle değişimini benzeştirmektedir. Modellenmek istenen kıyı çizgisi üzerinde mahmuz, dalga kıran ve kıyı duvarı istenilen şekilde yerleştirilebilmektedir.

Genesis’in Kapasitesi  ve Sınırları

GENESIS modeli çeşitli kıyı yapılarının etkileşimindeki bir kıyının değişen dalga parametreleri etkisiyle değişimini benzeştirmek amacıyla geliştirilmiştir.     GENESIS’in bir çok uygulamasında, açık deniz dalgakıranı, mahmuz, kıyı şeridinin belli bir kısmındaki kumların yenilenmesi ve doğal düzensizliklere karşı kıyı çizgisi değişiminin belirlenmesi istenmektedir. GENESIS ve benzer modeller uzun dönemde en iyi kıyı çizgisi tepkisini belirlemeyi hedeflerler.

28 Ocak 2012 Cumartesi

KEŞKE DEMEYECEKTİN YA! HANİ GÖNLÜM

Yok yok ne keşke senden ne sen keşkeden ayrılamazsın; hele tek başına yürüdüğünde, birde kar yağarsa lapa lapa, bak gör kopacak fırtınaları, ama yavaş yavaş öyle aniden değil! filmi sar baştan anlatayım, unutacaksın nasıl olsa, kafan bozuktur, mutlu değilsindir, bulunduğun zamandan kopmak istersin, atarsın kendini dışarıya önce kafanı yerden kaldırmazsın korkarsın, adımlarını kendince sağlam atmak buz zeminde yere çakılmamak için, sonra başını kaldırdığında ne güzellikler kaçırdığını düşünür, hayıflanırsın hazin hazin!.. etrafına bakar, derin bir nefes alıp, dallara sarılan kar parçacılarını, kırıntılarla yetinmek zorunda kalan serçeleri benzetirsin kendine, sonra mı? keşke diye çıkar çiğerlerinden buram buram hasret kokan nefesin, üşüdüğünü anlarsın, irkilme başlar, hüzünlenirsin ve bir rüzgar çıkar ne agaç dalına sığınan kar parçacığı ne de acıdığın o serçe kalır, anlamsız hissedersin kendini, nedenler niçinler sarar gözlerini, göremezsin senin için hayırlı olanı, güzel olsa da kar taneleri yere düştüğünde eriyip  buz olacak, sen yine başını yerden kaldırmayacaksın, sonunda mı? aynı filmi sar baştan keşke diyeceksin.(S.Ü)

NASİHAT

Kör kütük aşıklar var çevremde. Hallerini gördükçe bazen gülesim geliyor, bazen de üzülüyorum. Geçmişteki ben oluyorum. Acıyorum o  hallerime, hatta alaycı bir ifadeyle gülüyorum kendime, o zamanlarıma…

Şimdi anlatsam, uğruna kahroldukları şeylerin aslında içi boş hayaller olduğunu ve kendinize gelin “ulaşılmazların ulaşıldıklarında ne kadar sığ olduklarını göreceksiniz” desem…Eminim bunların hiç birini anlamak bile istemezler… Çünkü bunu anlamak için acıyla aynı masaya oturmak, uzun bir süre onunla yoldaş olmak gerek…

Seven için sevdiğinin her hareketi güzel ve özeldir. Karşılaştığında herhangi bir yerde, merhaba demesine bile anlam yüklenir, yok yok kesin benden hoşlanıyor dedikoduları yapılır yakın arkadaşların yanında ve onların cesaretlendirmesiyle ilk hamleler yapılır.. Ne olduğundan haberi olmayan “o” ise kendi hayalleri ve ona merhaba diyen başka biriyle tanışma hayalleri içindedir.

Kendine gel aşık, seni düşünmeyen birini düşünerek vakit geçirme.. Mecnun Leyla’yı karşılıksız sevmedi… Sen yeni bir destan yazmaya kalkma... Destan tek kişiyle yazılmaz…