4 Şubat 2012 Cumartesi

GENESIS (GENERALIZED MODEL FOR SIMULATING SHORLINE CHANGE)

Kıyılar üzerinde oluşan değişikliklerin özellikle de zaman içerisinde gerçekleşen taşınım olaylarının, alansal ölçümlerle belirlenmesi veya fiziksel modellerle incelenmesi hem zor hem de pahalı çalışmalar gerektirmektedir. Her geçen gün gelişen ve kapasitesi artan bilgisayarlar ile kıyılardaki sediment hareketlerinin sayısal benzeşim modelleri kullanılarak modellenmesi ve bu sayede kıyı alanında uzun dönemler içerisinde meydana gelen değişimlerin (oyulma, yığılma) başarılı bir şekilde benzeştirilmesi sağlanabilmektedir. Normal dalga koşullarında, kıyı boyu sediment taşınımı, sedimentin kıyıya paralel kıyı boyu akıntılarıyla taşınması hareketidir. Sediment benzer şekilde kıyıya dik yönde de  taşınır ve kıyı tabanının denge profilini belirler. Büyük dalgalar ve fırtına kabarmaları ile artan su düzeyi kıyı boyu ve kıyıya dik yöndeki sediment taşınımını hızlandırır. Doğada her iki taşınım aynı anda olabildiği halde, genelde basitleştirici yaklaşımlar ile mühendislik uygulamalarında, kıyı boyu ve kıyıya dik yöndeki sediment taşınımı ayrı ayrı modellenmektedir. Kıyı boyu sediment taşınımı modelleri yaklaşık olarak son 50 yıldır kullanılmaya başlanmıştır. Kıyıya dik yöndeki taşınım ise son 20 yıldır modellenmektedir. Kıyı boyu sediment taşınım modelleri, kıyıya dik yöndeki taşınım modellerinden daha fazla gelişmiş ve doğrulanmıştır  (Thorne ve diğerleri, 2002).  En yaygın olarak kullanılan kıyı boyu sediment taşınımı modellerinden birisi US Army Corps of Engineers  tarafından geliştirilen GENESIS (Generalized Model for Simulating Shoreline Change)  dir (Hanson ve  Kraus, 1991). Diğer kıyı boyu sediment taşınımı modellerinden bazıları Dean ve Dalrymple (2001) tarafından sunulmuştur.

GENESIS ( Kıyı Çizgisi Değişikliği Benzeşimi için Genelleştirilmiş Sayısal Model ), kıyı çizgisi boyunca dalga etkenli sediment taşınımının  (kıyı boyu sedimenet - kıyı boyu kum taşınımı) ve bunun sonucu olarak kıyı çizgisindeki uzun süreli değişimin benzeşimi için geliştirilmiş bir programdır.

GENESIS;  kıyı çizgisinin, kıyıya paralel yada dik kıyı yapıları, kıyı dolgusu ve kıyı beslemesi etkisiyle değişimini benzeştirmektedir. Modellenmek istenen kıyı çizgisi üzerinde mahmuz, dalga kıran ve kıyı duvarı istenilen şekilde yerleştirilebilmektedir.

Genesis’in Kapasitesi  ve Sınırları

GENESIS modeli çeşitli kıyı yapılarının etkileşimindeki bir kıyının değişen dalga parametreleri etkisiyle değişimini benzeştirmek amacıyla geliştirilmiştir.     GENESIS’in bir çok uygulamasında, açık deniz dalgakıranı, mahmuz, kıyı şeridinin belli bir kısmındaki kumların yenilenmesi ve doğal düzensizliklere karşı kıyı çizgisi değişiminin belirlenmesi istenmektedir. GENESIS ve benzer modeller uzun dönemde en iyi kıyı çizgisi tepkisini belirlemeyi hedeflerler.

28 Ocak 2012 Cumartesi

KEŞKE DEMEYECEKTİN YA! HANİ GÖNLÜM

Yok yok ne keşke senden ne sen keşkeden ayrılamazsın; hele tek başına yürüdüğünde, birde kar yağarsa lapa lapa, bak gör kopacak fırtınaları, ama yavaş yavaş öyle aniden değil! filmi sar baştan anlatayım, unutacaksın nasıl olsa, kafan bozuktur, mutlu değilsindir, bulunduğun zamandan kopmak istersin, atarsın kendini dışarıya önce kafanı yerden kaldırmazsın korkarsın, adımlarını kendince sağlam atmak buz zeminde yere çakılmamak için, sonra başını kaldırdığında ne güzellikler kaçırdığını düşünür, hayıflanırsın hazin hazin!.. etrafına bakar, derin bir nefes alıp, dallara sarılan kar parçacılarını, kırıntılarla yetinmek zorunda kalan serçeleri benzetirsin kendine, sonra mı? keşke diye çıkar çiğerlerinden buram buram hasret kokan nefesin, üşüdüğünü anlarsın, irkilme başlar, hüzünlenirsin ve bir rüzgar çıkar ne agaç dalına sığınan kar parçacığı ne de acıdığın o serçe kalır, anlamsız hissedersin kendini, nedenler niçinler sarar gözlerini, göremezsin senin için hayırlı olanı, güzel olsa da kar taneleri yere düştüğünde eriyip  buz olacak, sen yine başını yerden kaldırmayacaksın, sonunda mı? aynı filmi sar baştan keşke diyeceksin.(S.Ü)

NASİHAT

Kör kütük aşıklar var çevremde. Hallerini gördükçe bazen gülesim geliyor, bazen de üzülüyorum. Geçmişteki ben oluyorum. Acıyorum o  hallerime, hatta alaycı bir ifadeyle gülüyorum kendime, o zamanlarıma…

Şimdi anlatsam, uğruna kahroldukları şeylerin aslında içi boş hayaller olduğunu ve kendinize gelin “ulaşılmazların ulaşıldıklarında ne kadar sığ olduklarını göreceksiniz” desem…Eminim bunların hiç birini anlamak bile istemezler… Çünkü bunu anlamak için acıyla aynı masaya oturmak, uzun bir süre onunla yoldaş olmak gerek…

Seven için sevdiğinin her hareketi güzel ve özeldir. Karşılaştığında herhangi bir yerde, merhaba demesine bile anlam yüklenir, yok yok kesin benden hoşlanıyor dedikoduları yapılır yakın arkadaşların yanında ve onların cesaretlendirmesiyle ilk hamleler yapılır.. Ne olduğundan haberi olmayan “o” ise kendi hayalleri ve ona merhaba diyen başka biriyle tanışma hayalleri içindedir.

Kendine gel aşık, seni düşünmeyen birini düşünerek vakit geçirme.. Mecnun Leyla’yı karşılıksız sevmedi… Sen yeni bir destan yazmaya kalkma... Destan tek kişiyle yazılmaz…

23 Aralık 2011 Cuma

Kudret

Kudret karşısındasın çeki düzen ver kendine,
Nedir bu fani halinle acınacak başkaldırıların,
Ayrılanları gördükçe bu küreden,
Hala usanmazmısın Ben demekten,

Vurulsa hak ayaklarına pranga,
Atılsan vallahi hak zifiri karanlık zindanlara,
Hala bilirsin bunu da,
Baş eğmezsin kudrete pervasızca.

Ne oldu beşerken baki gösterdin kendini,
Ne oldu cahilken alim gördün kendini,
Elbet göreceksin alim-i mutlak, baki-i mutlağı,
O zaman boyun eğersin boğazında pişmanlığın hıçkırığı.

25 Temmuz 2011 Pazartesi

Diyar-ı Bekir (Diyarbakır) acabalarla başlayan yolculuk

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Güneydoğu'ya olan merakımızı gidermek amacıyla  18 Temmuz 2011'de can dostumla beraber saat 18:30'da Diyarbakır Star Turizm ile Ankara AŞTİ'den yola çıkıyoruz. Yolculuk başladığında, yolculuğun ana konusunun  Yaşar ismindeki servis görevlisi olacağı hiç aklımıza gelmemişti. Yaşar çok rahat ve çok saf bir izlenim veriyor bize. Yolculuk başladığında bizlere dondurma ikram ediyor. Yolcu sayısı az olduğu için kalan dondurmaları da yaşar götürüyor tabi:) Bir ara koridora uzanarak uyuyan birini görüyoruz. Bilin bakalım kim bu? Tabiki yaşar:) Yaşardan su istiyorsunuz, yaşar su getirmeyi unutuyor:) İşte böyle eğneceli bir başlangıç yapıyoruz Güneydoğu turuna. Tabi Batı arabalarındaki konforu bulmak zor. Yolculuk esnasında patlayan teker ve tekerin değiştirilmesi için geçen  saatlık süre bile neşemizi bozamıyor.  

Diyarbakır Star Turizm

Neyseki tekrar yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz ve nihayet 15 saatlik bir yoluluktan sonra sabah 10:00 sularında Diyarakıra iniyoruz.

Diyarbakırda hava biraz kapalı. Yoldan geçen birine Diyarbakır'da nereleri gezebileceğimizisoruyoruz. Bize balıkçıbaşı minibüslerine binmemizi ve kervansarayda inmemizi ve oradan cadde boyunca yürüyerek birçok tarihi yeri görebileceğimizi o kadar güzel ve içten anlatıyor ki bize, çok mutlu oluyor, teşekkür ederek oradan ayrılıyoruz. 

Yaklaşık 15 dakika sonra kervansaray otelinin önündeyiz, içeriye öylesine bir göz attıktan sonra, cadde boyunca ilerlemeye başlıyoruz.


Dİyarbakır Kervansaray Oteli
 Bir minare görüyoruz, bildiğimiz cami minarelerin oldukça farklı olan bu minarenin şeyh matar camiinin dört ayaklı minaresi olduğunu anlıyoruz. Bu güzel sanat eserini yakından inceliyoruz ve yolumuza devam ediyoruz.


Dört ayaklı minare
Bu yazının ve Güneydoğu turunun kalanını vakit bulduğumda yazacağım....